Külliye değişik fonksiyonlardaki birkaç yapının (cami, medrese, türbe, darüşşifa gibi) bir arada yer alması ile oluşan yapılar topluluğudur. Genellikle cami etrafında yer alan yapılar grubudur.
İslamiyet’in ilk devrinden başlayarak camiyle bütünleşen birçok fonksiyon bulunmaktaydı. Medine’deki Mescid-i Nebevî bu anlamda bir külliye gibi çok fonksiyona sahip ilk yapı olarak görülebilir.
Emeviler ve Abbasiler zamanında yaygın olan ve kaleyi andıran korunaklı bir alan içinde yer alan saray ve saraya bağlı pek çok birimden oluşan yapı toplulukları mevcuttur.
Karahanlı ve Gazneli Dönemi’nde görülen ve Ribat olarak bilinen yapılar da çok fonksiyonludur.
Memlükler; Mısır’da (1250-1517) devlet kurmuşlardı. Gerçek manada ilk külliyeleri Memlükler Dönemi’nde gördüğümüzü söyleyebiliriz.
Cami, şifahane, medrese ve türbe yapılarını bir arada, ya da aynı yapıda birleştirerek külliyeler meydana getirmişlerdir.
1285 tarihli Sultan Kalavun Külliyesi ve 1356-1362 tarihli Sultan Hasan Medresesi ve Külliyesi verilebilecek en önemli örneklerdendir.
Büyük Selçuklular’da da ribât yapımı aynı Karahanlı ve Gaznelilerde olduğu gibi külliyelere karşılık gelen çok fonksiyonlu eserlerdir.
Anadolu’da en erken tarihli külliye örnekleri, Artuklular’da görülmektedir. 12. yüzyıla ait Mardin Emînüddin Külliyesi Anadolu’daki ilk örnek olarak bilinmektedir.
Mengücekliler Devri’nden kalan Divriği Ulu Cami, Dar’üş-şifası ve türbesi ile (1288) külliye olarak düşünülmüş ve inşa edilmiş bir yapıdır.
Anadolu’da ilk Türkmen beylikleri ile Anadolu Selçuklu Devri birbirinin devamıdır, örnekler çok fazladır.
Genellikle medrese ve mescidin birleştiği yapı gruplarını görürüz.
Anadolu Selçuklu Dönemi’nde Konya İnce Minareli Medrese ve mescidi, Kayseri Huand Hatun Külliyesi, Konya Sahib Ata Külliyesi pek çok örneğin içinde sayabileceğimiz birkaç tanesidir.
Beylikler Dönemi’nde Selçuklu geleneği devam etmekle birlikte, külliye yapımında bazı yeni denemeler de yapılmıştır.
Beyşehir’de Eşrefoğlu Cami ve Külliyesi, Konya- Seydişehir’de Seyyid Harun Külliyesi, Karaman’da İbrahim Bey Külliyesi sayabileceğimiz birkaç örnektir.
Bunların dışında örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Kaynak: Küçükyıldız, N., (2022), T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Açık Öğretim Daire Başkanlığı, Sanat Tarihi 2, s. 85-86
Büyük Selçuklular’da da ribât yapımı aynı Karahanlı ve Gaznelilerde olduğu gibi külliyelere karşılık gelen çok fonksiyonlu eserlerdir.
Anadolu’da en erken tarihli külliye örnekleri, Artuklular’da görülmektedir. 12. yüzyıla ait Mardin Emînüddin Külliyesi Anadolu’daki ilk örnek olarak bilinmektedir.
Mengücekliler Devri’nden kalan Divriği Ulu Cami, Dar’üş-şifası ve türbesi ile (1288) külliye olarak düşünülmüş ve inşa edilmiş bir yapıdır.
Anadolu’da ilk Türkmen beylikleri ile Anadolu Selçuklu Devri birbirinin devamıdır, örnekler çok fazladır.
Genellikle medrese ve mescidin birleştiği yapı gruplarını görürüz.
Anadolu Selçuklu Dönemi’nde Konya İnce Minareli Medrese ve mescidi, Kayseri Huand Hatun Külliyesi, Konya Sahib Ata Külliyesi pek çok örneğin içinde sayabileceğimiz birkaç tanesidir.
Beylikler Dönemi’nde Selçuklu geleneği devam etmekle birlikte, külliye yapımında bazı yeni denemeler de yapılmıştır.
Beyşehir’de Eşrefoğlu Cami ve Külliyesi, Konya- Seydişehir’de Seyyid Harun Külliyesi, Karaman’da İbrahim Bey Külliyesi sayabileceğimiz birkaç örnektir.
Bunların dışında örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Kaynak: Küçükyıldız, N., (2022), T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Açık Öğretim Daire Başkanlığı, Sanat Tarihi 2, s. 85-86