Güncel Yazılar

Sanat tarihinin diğer bilim dallarıyla ilişkisi Cumhuriyet Dönemi Ressamları Türk Resim Sanatı Türk Heykel Sanatı Tezhip Sanatı Geleneksel Türk Ebru Sanatı Türk Hat Sanatı Türk Minyatür Sanatı Türk halı sanatı Osmanlı Seramik (Keramik) Teknikleri
18. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti’nin siyasi ve askerî alandaki gerilemesi sanatı da büyük ölçüde etkilemiştir. Bu dönemde Batı ile özellikle Fransa’yla ilişkiler artmış buna bağlı olarak yani yapı tipleri de ortaya çıkmıştır. Osmanlı camilerinde de bu dönemde yabancı etkiler hem mimari anlamda hem de süsleme olarak kendini göstermiştir. Batı etkisindeki bu dönem kendi içinde belli başlı beş ana başlık altında incelenir:

Lale Devri (1718-1730)

Bu süreç Batılılaşmanın ilk ayağını oluşturur. Cami yapımı ve diğer dinî mimari eserleri oldukça azdır.

Türk Barok ve Rokoko Devri (1748-1755)

Bu üslubun en önemli yapısıdır. Yapımına Sultan II. Mahmut tarafından başlanıp, III. Osman zamanında tamamlanmıştır. Değişik sütun başlıkları batı etkisini gösterir.

Türk Ampir Üslubu (1808-1860)

Fransa’da 19. yüzyılda ortaya çıkan Ampir üslubu, II. Mahmut döneminde Osmanlı mimarisini etkilemiştir. Bu dönemde, Osmanlı camilerinde son cemaat yeri ortadan kalkmış, süslemede çiçek, yaprak ve bitki motifleri kullanılmıştır.

İstanbul Nusretiye Camii (1822-1826)

Üslubun önemli bir örneği olan bu eser, Sultan II. Mahmut tarafından yaptırılmıştır. Merkezî kubbe ile örtülü olan yapıda çini ve mermer süslemeler dikkat çeker. Ayrıca kemerlerde ve kubbe kasnağında çok sayıda pencere vardır.

İstanbul Ortaköy Camii (1854)

17. yüzyılda İbrahim Paşa tarafından yaptırılan cami, Sultan Abdülmecit zamanında Ampir üslubuna göre yenilenmiştir. Süslemelerinde altın yaldız boyalı bitkisel motifler kullanılmıştır.

Seçmeci (Eklektik) Dönem (1860-1900)

Bu dönem yapılarında belirli bir plan ve süsleme düzeni yoktur. Birkaç üslubun özelliği tek bir yapıda bir arada uygulanmıştır. Dönemin özelliği karma bir kompozisyon uygulanmasıdır.

İstanbul Hamidiye Camii (1866)

Sultan II. Abdülhamit tarafından yaptırılmıştır. Merkezî kubbesi ve diğer mekânların örtü sistemi ahşaptır.

İstanbul Aksaray Valide Camii (1871)

Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından yaptırılmıştır. Kubbesi yüksek bir kasnak üzerine oturtulmuştur. Diğer Osmanlı camilerinden farklı olarak minareler ana yapıdan ayrı inşa edilmiştir.

Neoklasik Dönem (1900-1930)

20. yüzyılın başlarında Osmanlılarda gelişen milliyetçilik hareketleri sanat ve mimariyi de etkilemiştir. Türk mimarları Avrupa akımlarını bir kenara bırakarak tamamen Türk mimarisinin özelliklerini dikkate almışlardır. Neoklasik üslup Osmanlının son dönemlerinde başlayıp, Cumhuriyetin ilk yıllarında da devam etmiştir.

İstanbul Bebek Hümayun-u Abâd Camii (1913)

Sultan III. Ahmet adına Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından yazlık olarak yaptırılmış (1726) ve Hümayun-u Abâd Kasrı olarak adlandırılmıştır. Bu kasr yerine Sultan III. Ahmet tarafından yanına bir de cami yaptırılmış, 20. yüzyılın başlarına geldiğimizde harap bir vaziyette olan cami, dönemin Evkaf Nazırı Mustafa Hayri Efendi tarafından yıktırılarak, o dönemin Vakıflar Baş Mimarı; Mimar Kemalettin Bey’e 1913’te bugünkü yerinde yeniden yaptırılmıştır. Kaynak: Küçükyıldız, N., (2022), T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Açık Öğretim Daire Başkanlığı, Sanat Tarihi 2, s. 49-52

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir