Mimar Sinan Öncesi Dönem
İstanbul’un fethiyle Osmanlılar yeni bir döneme girdiler. Bu dönemde sanatın her dalında yeni atılımlar oldu. Devletin sınırlarının genişlemesi mimari alanda çok sayıda eser meydana getirilmesine imkân sağladı.İstanbul Bayezit Camii (1501-1506)
Mimar Hayrettin tarafından Osmanlı sultanı II. Bayezit adına yapılan cami, bir külliyenin parçasıdır (Külliyeler başlığı altında daha sonra değineceğiz). Yapının şadırvanlı avlusu olup, avlu kubbeli revaklarla çevrilmiştir.
Mimar Sinan Dönemi ve Eserleri (1489-1588)
Türk ve dünya mimarlık tarihinin en büyük sanatçılarındandır. Yavuz Sultan Selim zamanında İstanbul’a gelmiş, Acemi Oğlanlar Ocağı’nda yetişmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın padişahlığı döneminde mimarbaşılığa kadar yükselen Mimar Sinan’ın birçoğu İstanbul’da olmak üzere 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, 7 okul ve darûlkurra, 22 türbe, 17 imaret ve darüşşifa, 7 su kemeri, 8 köprü, 20 kervansaray, 35 köşk ve saray, 6 ambar, 48 hamam ve kaydı olmayan eserlerle beraber 350’yi aşkın eseri vardır ve bu eserlerin çoğunun mimarbaşıdır. Vefatından sonra İstanbul Süleymaniye Cami’nin bahçesindeki türbesine defnedilen Mimar Sinan’ın mimari anlayışını söyle sıralayabiliriz:- Yaptığı eserlerin planlarını bulundukları şehrin, mahallenin ve çevrenin düzenini bozmayacak şekilde yapmış ve uygulamıştır.
- Yapıların konumu bulunduğu çevrenin bitki örtüsüyle uyum içindedir.
- Merkezî kubbeli yapı sorununu çözmüş ve camilerde harimiyi (asıl ibadet alanı) tek, büyük bir kubbeyle örtmeyi başarmıştır.
- Merkezî kubbeler, yarım kubbe ve eksedra adı verilen çeyrek kubbelerle uyum içinde desteklenmiştir. Bu da yapıya dışardan bakıldığında anıtsal bir görünüm kazandırmıştır.
- Kullandığı malzemeyi ve süsleme unsurlarını dengeli bir biçimde kullanmış, aşırılıktan ve abartıdan kaçınmıştır.
- Yapılarında ışık, ses ve estetik en üst seviyede ve ideal ölçüdedir.
İstanbul Şehzade Camii (1544-1548)
Mimar Sinan bu eseri için “Çıraklık Dönemi Eserim” tanımını yapar.
Eser Kanuni Sultan Süleyman’ın genç yaşta ölen oğlu Şehzade Mehmet için yapılmıştır. Bir külliyenin ana yapısıdır.
Merkezî kubbe, dört yarım, köşelerde de birer çeyrek kubbeyle desteklenmiştir. Yapı malzemesi olarak kesme taş ve mermer kullanılmış olup, caminin içinde yer alan çiniler bitki motiflidir.
İstanbul Süleymaniye Camii (1550-1557)
Mimar Sinan’ın “Kalfalık Dönemi Eserim” olarak nitelendirdiği cami bir külliyenin parçasıdır.
Merkezî kubbe, kuzey ve güneyde yarım kubbe, köşelerde ise çeyrek kubbelerle desteklenmiştir. Caminin dört minaresinde toplam on şerefesi vardır ki, Kanuni Sultan Süleyman’ın Osmanlı Devleti’nin onuncu padişahı olduğunu vurgular.
Caminin avlusunda Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın türbeleri vardır.
Edirne Selimiye Camii (1569-1574)
Mimar Sinan “Ustalık Eserim” vurgusu yaptığı bu eserini Sultan II. Selim için yapmıştır. Merkezî kubbe, mihrap yönünde bir yarım kubbe ve köşelerde dört çeyrek kubbeyle desteklenmiştir. Yapıdaki simetri mükemmel olup, dünya mimarlık tarihine geçmiştir. Mihrap duvarındaki lacivert üzerine beyaz renk ile ayet yazılı çinileri ayrıca övgüye değerdir.
Mimar Sinan Sonrası Dönem
Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümünden sonra Osmanlı tahtına II. Selim ve ardından III. Murat geçmiştir. Bu süreç aynı zamanda “Geç Klasik Dönem” olarak da adlandırılır ve Mimar Sinan’ın öğrencilerinin eserleri döneme damgasını vurur. Bu ustalar; Mimar Davut Ağa, Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa, Mimar Dalgıç Ahmet Ağa, Mimar Mustafa Ağa ve Mimar Hacı Hasan Ağa’dır. Hepsi de “Sinan üslubu”nu başarıyla uygulanmıştır.İstanbul Yeni Camii (1598-1663)
Yapı Sultan III. Murat ve eşi Safiye Sultan tarafından Mimar Davut Ağa’ya başlatılmış, Turhan Valide Sultan tarafından Mimar Mustafa Ağa’ya tamamlatılmıştır. Yapı bir külliyenin parçasıdır. Merkezî kubbe, yarım ve çeyrek kubbelerle (eksedra) desteklenmiştir. Eserin içindeki renkli kalem işi süslemeler dikkat çeker. Ayrıca duvarlarda çini, pencerelerinde ise renkli cam işçiliği (revzen) bulunur.İstanbul Sultan Ahmet Camii (1609-1617)
Bir külliyenin parçası olan eser Sultan I. Ahmet adına Mimar Başı Sedefkâr Mehmet Ağa tarafından yapılmıştır.
Merkezî kubbeli camide, kubbe dört yandan yarım, köşelerde ise çeyrek kubbelerle (eksedra) desteklenip, genişletilmiştir.
Cami içindeki mavi renkli çinilerden dolayı ya-bancı kaynaklarda, Avrupa’da “Blue Mosque” (Mavi Camii ) olarak geçer.
Kaynak: Küçükyıldız, N., (2022), T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Açık Öğretim Daire Başkanlığı, Sanat Tarihi 2, s. 45-49