Mısır tarihi bilimsel ve kültürel anlamda pek çok ilke sahne olmuş, hiyeroglif (resim yazısı) yazının yanı sıra matematik, geometrinin temel kuralları, prizmalar bu dönemde geliştirilmiştir.
Mısır’da mumyalama geleneği de vardır. Mısırlılar ölülerinin ruhlarının, öteki dünyada yeniden dirilip kendi bedenlerine döneceğine inandıklarından, bedenin sağlam kalması amacıyla mumyalama yaparlar. Bu nedenle tıp ve eczacılık (ilaç) bilimi de gelişmiştir.
Mısır’da tarih öncesi çağlardan başlayarak Nil Vadisi’nde gelişen bazı kültürler vardır. Yaşamlarında sanatın önemli yer tuttuğu Mısırlılar çok verimli bir coğrafyada yaşıyorlardı.
İlk uygarlık izlerine MÖ 4500’lerde rastlanan Mısır tarihi eski, orta ve yeni krallık olmak üzere üç kısma ayrılır.
Mimari
Mısır mimarisinde ayakta kalabilen yapıların büyük kısmı dinî yapılardır. Mısırlılar öldükten sonra dirilişe ve asıl yaşamın ölümden sonra başladığına inandıkları için cesetlerini iyi korumuşlar, tapınak ve mezarlarını taştan ve sağlam yapmışlardır. Tapınaklar İlk tapınaklar güneş tanrısı Ra için yapılmıştır. Bunlar yüksek bir basamaklı kaide üzerindeki obelisk (dikilitaş) ve önünde tanrılara hediye koymak amacıyla yapılan sunak’tan oluşur. İmparatorluğun güçlenmesiyle, kayalıklar oyularak büyük tapınaklar inşa edilmiştir. Bunların en önemlisi Kraliçe Haçepsut’un Deyr-el Bahri’de yaptırdığı Kaya Tapınağı’dır.
Mezarlar
Mısır’da ilk mezarlar çukur şeklindedir. Daha sonra mastaba adı verilen tek bir basamaktan oluşan mezarlar yapılmıştır ki bunlar asillere ve yüksek memurlara aittir. Mastabalardan sonra piramitler mezar anıtı olarak karşımıza çıkar. İlk piramitler basamaklıdır. Sakkara’daki Coser (Soser) piramidi en eski olandır. Gize’deki Keops, Kefren ve Mikerinos Piramitleri ise dünya sanatı ve tarihi açısından çok önemlidir.Sfenks
İnsan başlı, aslan gövdeli koruyuculuğuna inanılan heykellere sfenks denir. Bunlardan başka kayalara oyularak yapılan ön cephesi sütunlu kaya mezarları da vardır.Saraylar
Mısır saraylarının çoğunluğu günümüze gelememiştir. Sadece Tel-El Amarna’daki IV. Amenofis’e ait olan saraydır ve saraylar hakkında fikir verir.Heykel ve Resim Sanatı
Mısır heykelleri taş, ahşap, kemik ve madenden yapılmıştır. Genellikle firavun ve ailesine ait kişilerle, yüksek sosyal sınıftan insanların heykelleri yapılmıştır. Bu heykeller oturur ve ayakta vaziyettedir. Ayakta olan heykellerde çoğunlukla frontal duruş vardır. Frontal duruş, Mısır heykel sanatında, ağırlığın iki ayağa eşit olarak dağıldığı dik duruşa denir. Mısır’da heykellerin ölüyle beraber mezara konması geleneği, heykellerin ait olduğu kişiye benzemesini gerektirmiş, bu da portreciliğin çok erken gelişmesine neden olmuştur.